|
MERKEZ BANKALARI PİYASALARA KARŞI |
|
|
|
|
Yazar İlkay RODOPLU
|
|
Cuma, 25 Ocak 2008 |
|
MERKEZ BANKALARI PİYASALARA KARŞI Merkez Bankası –kısaca MB- adından anlaşılacağı gibi bankacılık sisteminin merkezindeki kurumdur. Asli görevi para piyasalarında regülatör yani düzenleyici olarak piyasanın işleyişini düzenlemektir. Bu görevi yerine getirirken de faiz başta olmak üzere, rezerv, karşılık v.s gibi çeşitli araçları kullanır. Örneğin bankaların kredi hacimleri çok yükseldiğinde iskonto faizlerini yükseltirler ve kredilerdeki artışı sınırlarlar veya kredi hacmi çok düştüğünde iskonto faizini indirip kredi hacmini artırırlar. Bunun gibi daha bir çok araçla para piyasalarının dengeden uzaklaşmamsını sağlamaya çalışmak MB’larının esas görevi ve kuruluş amacıdır. Buna karşılık özellikle son yıllarda ECB –Avrupa Merkez Bankası- başta olmak üzere, FED, BoE, ve diğer MB ler işi gücü bırakmış enflasyonla mücadeleye takılmış durumdalar. (Enflasyon, faiz, büyüme konularında ekonomide binlerce teori, makale, yazı mevcuttur isteyenler çeşitli kaynaklardan çok geniş bilgilere ulaşabilirler.) Tüm bunlara rağmen maalesef günümüzde hala enflasyon, faiz, büyüme ve bunun gibi önemli ekonomik değişkenler arasındaki ilişkileri tam olarak açıklayabilen ve yüzde yüz doğru olarak kabul edilen bir ekonomik model ortaya çıkmamıştır. Zaten çıksaydı tüm MB ler aynı modeli uygular, ekonominin tüm aktörleri de o modele uyar kriz falan da olmazdı sonsuza kadar büyüyen enflasyonun olmadığı toz pembe bir dünyada yaşardık. Böylece ECB başkanı da “hisselerin değeri sıfır olsa da enflasyonla mücadeleye devam edeceğim” demek zorun da kalmaz karizmasını sıfırlamazdı. Bu arada böyle bir model olumlu olsaydı borsalarda olmazdı çünkü her şey dengede olacağı için fiyatlarda dengede olacak ve fiyat hareketlerindeki dengesizliklerden para kazanamayacağımız için borsaya da para yatırmayacaktık. Neyse ki böyle bir model yok hiç bir zamanda olmayacak. Nedeni basit ekonominin temel aktörü insandır. Ve insan davranışları öyle istatistiklerle, rakamlarla modellenemez ve her zaman da tahmin edilemez. İkinci olarak, kaynaklar kısıtlıdır talep ise sınırsızdır. Bu nedenlerden dolayı kusursuz dengeyi sağlamak yerine, piyasalarda dengesizlik durumlarını en aza indirmek MB ‘larının esas fonksiyonudur. Buna karşılık, ECB enflasyon uğruna tüm gemileri yakmış piyasalara savaş açmıştır. FED hatasını anladı geçte olsa pişman ve hatasını telafi etmeye çalışıyor. 0.75 puanlık ani indirimin ardından ay sonundaki toplantıda da muhtemelen 0.50 puan daha indirecek hatta belki de –FED üyeleri gururlarını bir kenara bırakıp gerçekten ekonomiyi kurtarmak istiyorlarsa- 1.00 puanlık bir indirime gidecek ve piyasalarla yeniden işbirliği içindeyim yani aynı geminin yolcusuyuz aslında mesajı verecektir. Yıl sonuna kadar ABD de faizlerin 1.0’a indirilmesi gerektiği yönünde raporlar gelmeye başladı büyük yatırım kurumlarından ve bankalardan. Böyle bir beklenti oluştuğuna göre artık piyasada, bu seviyelere kadar olacak düzenli ve ufak düşüşler 0.50-0.25 puanlık indirimler piyasaları memnun etmeyecektir. Bu nedenle FED in bir an önce şok ve yüksek oranlı indirimleri ardı ardına yapması gerekebilir. Böyle olursa eğer ve Ocak sonunda faizler 1.0 puan inip Şubat ayında da indirime devam sinyali gelirse işte o zaman DOW başta olmak üzere tüm endeksler yeniden güçlenecektir. FED’ in 1.00 puanlık indirimi karşısında ECB Başkanı ne kadar direnip piyasalarla savaşmaya devam eder o bilinmez ama piyasaların ve politikacıların buna çok fazla tahammül edemeyebileceğini sanmıyorum. Sonunda ECB de faizleri indirecektir. BORSALAR NEREYE GİDER? Yaklaşık son 1 aydır çok hızlı düşen borsalarda FED in faiz indirimin ardından beklenen yukarı tepki gerçekleşti. Zaten özellikle son 10 günlük düşüş artık hiçbir ekonomik temelle veya veriyle açıklanamayacak derecede abartılmış büyük oyuncuların bedava hisse alabilmek için yaptıkları bir oyundu. İstediklerini de şimdilik aldılar bir çok hisse kendilerinin bile hayal edemeyeceği fiyatlara geriledi ve tabii ki birileri bunu fark etti işte o anda DOW da 11.600’den 12.300 e yani yaklaşık %7 lik gün içi marjla hareket ederek tarihindeki ender hareketlerden birini sergiledi. Bir gece de değişen neydi? Hiçbir şey yani aslında 1 ay öncesine göre durum daha iyi 6 ay öncesine göre çok çok daha iyi. Çünkü 6 ay önce kriz var mortgage şirketleri zor durumda deniyor ama ne olduğu bilinmiyordu. 1 ay önce bankalar zor durumda batacaklar deniyordu şimdi onlarında durumları anlaşıldı. Dolayısı ile belirsizlikler azaldı aslında çok da fazla abartılacak bir şey olmadığı gelen şirket karlarından da ortaya çıkıyor. Bazı büyük oyuncular hala pozisyon kapatamadığı için 2.Dünya Savaşını işin içine karıştırsalar da, dünya ABD başta olmak üzere o kadar büyük bir krizi göze almaya hazır değil. O yüzden de bu sözde kriz döneminin en önemli kısmını geride bıraktık. Daha önceki yazımda bunun bir kriz değil kar alma dönemi olduğunu ve 2008 in böyle geçeceğini beklediğimi söylemiştim. Kar realizasyonları son 1 ayda oldukça sert oldu ve fiyatlar büyük oyuncular için bile karsızlık noktalarına geldiler. Dolayısı ile şu andan itibaren, yukarı yönlü bir düzeltme beklemek en doğrusu olacak. Özellikle ay sonunda FED faizleri 1.00 puan indirirse yukarı yönlü düzeltme hareketi endeksleri 2007 zirvelerine kadar taşıyabilir. 0.50 puanlık bir indirim endeksleri - bu günkü fiyatlardan - %10-12 arasında yukarı taşırken, bunun altında olacak veya olmayacak indirimler yukarı düzeltmenin bittiğini ifade eder. FED in hatasını anladığını ve faizleri indireceğini bu nedenle de piyasalardaki yukarı yönlü düzeltme hareketinin devam edeceğini beklemekteyim. Fakat kar alma döneminin yani düşüş trendinin henüz başlarındayız yıl boyunca düşüş ağırlıklı bir trendde hareket edeceğimiz için hisse seçimi çok büyük önem taşımaktadır. IMKB yine kimseyi şaşırtmadı ve son bir ayın en çok düşen borsası olmayı başardı. -Nedendir bilinmez belki de bizim bankalar ABD halkına yüklü mortgage kredileri vermiştir yoksa neden ABD nin 2 katı kadar düşelim her gün!! – |
|
|
Kredi Kartı ile Üyelik
Günlük ve Seanslık Sistem Performansı
|