|
Yazar Engin KÜÇÜKSİLLE
|
|
Perşembe, 13 Mart 2008 |
|
ÖNYARGILAR 3
Doğrulayıcı Önyargı
Doğrulayıcı önyargı, birinin görüşlerini destekleyen deneyimlere inanma ve
vurgulama ve desteklemeyenleri önemsememe ve kötüleme eğilimidir. Bu eğilimin
etkileri bilimsel araştırmalarda da defalarca belgelenmiştir.
Yatırımcılar kendi görüşlerini destekleyen bilgiyi araştırma eğilimindelerken,
kendi fikirlerinin aksini söyleyen bilgilerden kaçınma eğilimindedirler. Bu
tuzak sadece yatırımcıların bilgiyi nereden seçeceklerini etkilemez, bunun
yanında elde ettikleri bilgiyi nasıl yorumlayacaklarını da etkiler. Doğrulayıcı
kanıta çok fazla önem verilirken, doğrulayıcı olmayan kanıta yeteri derecede
önem verilmez.
Bilişsel psikologlar, insanın bilgi sürecindeki bozulma ve hatanın yayılışı
konularını geniş çapta belgelendirmişlerdir. Bilişsel yönlü bilimsel psikologlar
da bu yanılgıları çeşitli örneklere işaret etmeye başlamışlardır. Aslında en son
bilişsel terapilerin temel özelliklerinden biri, çoğu uyumsuz davranış
örneklerinin belirli bir nedenle düşünce ve algılama hatalarıyla ilişkili olduğu
görüşüdür. Bu yanlış bilişsel yöntemlerin göze çarpan bir yönü doğrulayıcı
önyargı olarak adlandırılabilir. Bu kavram, insanların kendi inançlarını
desteklediği veya “doğruladığı” deneyimleri araştırmak, katılmak ve bazen de
güzelleştirme eğilimidir. Doğrulayıcı deneyimler rahatlatıcıdır ve kolay
güvenirlik sağlarlar. Öte yandan doğrulayıcı olmayan deneyimler sıklıkla
önemsenmezler ve itimat edilmezler.
Yatırımcılar bir yatırım kararı verdikten sonra sıklıkla doğrulayıcı
tuzağa düşerler. Örneğin yatırımcılar bir hisse senedi aldığında, kendi
tezlerini doğrulayan kanıt ararlar ve kendi tezlerini doğrulamayan bilgiye
aldırış etmezler. Bu durum nesnelliğin ortadan kaybolmasına yol açar.
Aşina Olma Önyargısı
Deneysel araştırmalar bireylerin daha fazla aşina oldukları hisseler hakkında
daha fazla iyimser olma eğiliminde olduklarını göstermektedir. Yapılan
araştırmalarda Amerikalı yatırım yöneticilerinin yerel firmalara diğerlerine
oranla çok daha fazla yatırım yaptıkları, çalışanların geçmiş getiri
performanslarına dayanarak emeklilik ikramiyelerini kendi çalıştıkları
şirketlerin hisselerine yatırdıkları ortaya çıkmıştır.
İnsanların tercihlerinde yerel spor takımlarını esas aldığı ve çalıştıkları
şirketlerin hisselerini tercih ettiği görülmektedir. Bunun temel nedeni, spor
takımları ya da işverenlerin tanıdık olmasıdır. İnsanların aşina oldukları
şeyleri, bilmediklerine tercih ettiği görülmektedir; iki riskli seçenekle
karşılaştığı zaman bireyin biraz bilgi sahibi olduğu ve hiç bilgi sahibi
olmadığı iki seçimlik durumda birinci seçeneği ya da kazanma olasılığı eşit olan
iki seçenekten ise daha çok tecrübeye sahip olduğu seçeneği seçmektedir.
Gerçekte, bazen bireylerin kazanma ihtimali daha düşük olan ve daha fazla risk
taşıyan, fakat daha fazla aşina olduğu seçeneği de tercih edebilmektedir.
Aşina olunana yatırım yapma eğilimi, bu hisselere daha fazla yatırım yapmaya
gidilerek, düşük çeşitlendirmeye yol açmaktadır. Aşinalık algılanan riski gerçek
riske kıyasla daha düşük göstermekte ve sonucunda da yatırımcı yeterince
çeşitlendirmeye gitmemektedir. Araştırmalar sadece bireysel yatırımcıların
değil, profesyonel yatırımcıların da büyük ölçüde bilgi kaynakları ve analiz
araçlarına sahip olmalarına rağmen, yerel firmalara yatırım yapma eğiliminde
olduğunu göstermektedir. Özellikle de riskli olarak kabul edilen küçük yerel
şirketlerin hisselerine çok fazla yatırım yapılmasına neden olmaktadır.
|
|
|
Kredi Kartı ile Üyelik
Günlük ve Seanslık Sistem Performansı
|