|
Yazar Emre ŞENEL
|
|
Pazar, 17 Şubat 2008 |
|
Son Ekonomik Veriler Üzerine Notlar: Cari Açık
ABD'de açıklanan makroekonomik verileri küresel piyasalar üzerindeki etkisinin
belirleyici olduğu bir haftayı geride bıraktık. Bir yandan yurtdışı piyasa
gelişmeleri ile uğraşıyorken diğer taraftansa yurtiçi ekonomik gelişmeleri takip
ediyoruz.
Perşembe günü Merkez Bankası Aralık’ta cari açığın bir önceki senenin aynı
dönemine göre %72 artarak 5,15 milyar dolar seviyesine yükseldiğini açıkladı.
Aylık rakam piyasanın 3,8 milyar dolarlık ortalama beklentisinin oldukça
üzerinde gerçekleşti. Böylece cari açık 2007 senesini 38 milyar dolar ile milli
gelirin %7,5’i seviyesinde kapatmış oldu. 2006 yılında bu oranın %8 olduğu
hatırlandığında, düşüşün sınırlı olduğu görülecektir.

Kaynak: TCMB
Doğrudan yabancı sermaye girişi 20 milyar dolara yükselirken, cari açıkta
finanse ettiği bölüm 2006 yılındaki %59 seviyesinden %52’ye geriledi.
Oyakbank’ın satışının Aralık içerisinde tamamlanması, yıllık yabancı sermaye
girişini de yuları çeken bir gelişme oldu.
Rakamlara baktığımızda söyleyecek yeni bir şeyimiz olmadığını görüyoruz.
Potansiyelinin altında büyüyeceği bir döneme giren Türkiye ekonomisi, yine de
cari açık probleminden kurtulamayacaktır. Yüksek enerji fiyatları ve ithal
aramalı bağımlılığı cari dengeye zarar vermeye devam edecek gibi gözüküyor.
Çözüm ise yapısal bir iyileşme gerektirdiği için ancak orta vadede olabilir.
Cari açığın milli gelire oranının 2008’de %8 seviyelerinde olacağı tahmin
edilmektedir. Finansman cephesindeki endişeler yurtdışındaki gelişmelere bağlı
olarak bir baskı unsuru oluşturabilir. Ama elbette ki şu dönemde piyasalar bunu
görmek istemeyecektir.
Buna göre, Aralık ayı cari işlemler hesabı, alt kalemler itibariyle
incelendiğinde, ödemeler dengesindeki dış ticaret açığının bir önceki yılın aynı
ayına göre yüzde 58,6 oranında artması sonucu 4 milyar 909 milyon dolara
yükseldi. Hizmetler kalemindeki fazlanın yüzde 58,6 oranında azalarak sonucu 193
milyon dolar net gelir kaydettiği, gelir kalemindeki açığın yüzde 30,2 oranında
artması sonucu 728 milyon dolar net gider kaydettiğini de görüyoruz.
Öte yandan aynı dönemde cari transferlerden kaynaklanan girişlerin yüzde 54,5
oranında artarak 295 milyon dolara yükseldiği görüldü.

Kaynak: TCMB
Bu gelişmeler sonucunda 2007 yılında cari açık, bir önceki yılın aynı dönemiyle
karşılaştırıldığında yüzde 18 oranında artarak 32 milyar 193 milyon dolardan 37
milyar 996 milyon dolara yükseldi. Fakat şunu söylemek gerekir ki, son
yıllarda, cari işlemler açığı finansmanının kalitesi yükseldi.
Geçmişte, döviz açıklarımızın neredeyse tamamını borçlanarak finanse ederken,
son yıllarda doğrudan yabancı sermaye akımlarının artmasıyla
döviz açığının finansmanında yurt dışı borçlanmaların payı önemli ölçüde azaldı.
Türkiye’nin doğrudan yabancı sermaye çekme konusunda göreli olarak yeni
olduğu bilinen bir gerçek fakat şurası unutulmamalı ki, doğrudan
yabancı sermaye akımları alanında artık yeni bir evreye girmek zorundayız.
Sıfırdan yatırımlara yönelik olarak yabancı sermayeyi çekmek zorundayız.
Böyle bir gelişme birkaç açıdan önemlidir. Birincisi, sıfırdan yapılacak
yatırımların yeni istihdam üzerinde olumlu etkileri vardır.
İkincisi, ileriki yıllarda da yüksek düzeyde devam edeceği anlaşılan cari
işlemler açığının sürdürülebilir ve kaliteli finansmanı
sağlanabilecektir.
Kısacası, Türkiye yabancı yatırımcıları sıfırdan yatırımlara çekebilecek
yatırım ortamını iyileştirici önlemleri zaman kaybetmeden devreye sokmalıdır.
Aksi takdirde, sürdürülemeyecek finansman yapısıyla cari işlemler açığı ekonomik
büyümenin önünde en büyük kısıt olmaya devam edecektir.
|
|
|
Kredi Kartı ile Üyelik
Günlük ve Seanslık Sistem Performansı
|