|
Yazar Emre ŞENEL
|
|
Pazartesi, 28 Ocak 2008 |
|
Piyasalarda Ayrışma (De-Coupling) Hiçbir Zaman Olmadı, Olmayacak!
Bilenler bilir, beynelmilel ekonomilerde bir ayrışma lafı söylenip durur
yıllardır ekonomistler arasında, istatistiksel testler yapılır, matematiksel
bulgulara ulaşılıp bunlara iktisadi açıdan açıklamalar getirilmeye çalışılır.
Buraya kadar her şey normal fakat sorun şu ki, bütün bu anlatılanlar nedense son
2 haftadır Dünyanın herhangi bir gelişmiş veya gelişmekte olan ekonomisinde
görülemedi.
Herkesin malumu, piyasalarda ipler uzun zamandır ABD'nin elinde. Sadece Türkiye
gibi gelişmekte olan piyasalar için değil, tüm küresel piyasalar için
gözlemlenen bir durum.
Brezilya’dan Güney Afrika’ya, Almanya’dan Japonya’ya, İngiltere’den Fransa’ya
kadar tüm piyasalar ABD piyasalarının verilerini takip ediyor, beklentilerini
analiz edip tahminlerde bulunuyor. ABD bankaları ne kadar zarar etti, Bush
ekonomi için ne dedi, Amerikan ekonomisi resesyona girdi mi girmedi mi?... Kimse
artık kendi iç dinamiklerine bakmıyor. Ya da ABD’nin verilerini incelemeden,
kendi ülkesinin iç dinamiklerine bakmıyor desek daha doğru olur.
Peki, bu hafta ne olur?
Geçtiğimiz hafta ki ABD piyasalarına yönelik açıklanan verilerin azlığından
doğan boşluk piyasalar tarafından iyi kullanıldı. Haftanın son günün de yaşanan
toparlamalarla işlerin daha da kötüye gitmesini bir hafta daha ertelediler.
Bu hafta küresel piyasalar ABD tarafından gelecek yoğun bir veri bombardımanı
ile karşı karşıya olacak. 29 Ocak Salı günü dayanıklı mal siparişleri (Durable
Orders) gelecek. Geçen haftaki çalkantının başlangıcının bu veriden
kaynaklandığını düşünürsek dikkatle takip edilmesi gerekiyor. (Kasım: aylık %
0.1 düşmüştü. Ocak beklentisi % 1.6 artış. Beklentinin artış yönünde olmasına
rağmen bu verinin son dört aydır sürekli azalış gösterdiğinin de bilinmesinde
fayda var.
30 Ocak Çarşamba günü ise FED kararını takip edeceğiz. Faiz indirimi kesin
olarak beklenmesine rağmen 50 baz puan üstü sürpriz bir indirimin piyasalara
kısa süreli bir nefes alma boşluğu vereceği kesin, fakat 25 baz puanın da
piyasaları üzeceği kesin.
Aynı gün gelecek 4. çeyrek GSYIH (GDP) rakamları piyasaların en önemli gündem
maddesini oluşturuyor. ABD'de tüm tartışmaların durgunluk etrafında şekillendiği
düşünülürse, büyüme rakamlarının piyasalar tarafından FED’in faiz kararından
daha dikkatli bir şekilde takip edileceğinden emin olabilirsiniz.
Eğer büyüme beklentilerden düşük gelirse ABD'nin durgunluk açıklamaları yanıt
bulmuş olacaktır.
Fakat bu sorunun cevabı piyasalarda değerlemelerin ve risklerin yeniden
hesaplanmasını doğuracak ve bu da biraz zaman alacaktır. Piyasalarda kartlar
resesyona göre dağıtılacak, pozisyonlar ona göre yeniden ayarlanacak.
Büyüme verisinin beklentilerden yüksek gelmesi ise durgunluk tartışmalarının bir
miktar yavaşlamasına neden olacaktır fakat sona erdirmeyeceği kesindir. Son
günlerde can çekişen piyasalara biraz olsun moral olacaktır bu gelişme ama ötesi
yok…
Cuma gününü Tarım Dışı İstihdam ve ISM-İmalat Sanayi anketi açıklanacak. Bu
veriler bize enflasyon gelişmeleri ve FED’in faiz politikasının nasıl
şekilleneceği konusunda bilgi verecektir.
Ayrıca, 31 Ocak Perşembe günü eleman arayanlar endeksleri ve çeyrek dönemlik
istihdam maliyet endeksi ve aylık kişisel harcamalar ve Çekirdek Tüketici
Deflatörü açıklanacak. 1 Şubat Cuma günü Michigan Tüketici Anketi ve İnşaat
Harcamaları verileri açıklanacak.
Okumaktan yoruldunuz mu? Evet, risklerin yeniden belirlendiği yatırımcılarının
uzun vadeli kararlarını tekrar gözden geçireceği zor bir hafta olacak. Fakat
bütün bunlar bize cevabını bir türlü veremediğimiz, piyasalar arasında “ayrışma”
gerçekten var mı? Sorusunun yanıtını bulmamızda yardımcı olacaktır.
|
|
|
Kredi Kartı ile Üyelik
Günlük ve Seanslık Sistem Performansı
|