|
Söz uçar, yazı kalır.
Üniversitelerde yapılan araştırmalar şunu göstermiş: Hayatta ulaşmak istedikleri
hedefleri yazanların başarı olasılığı çok yüksek.
Hedeflerini yazılı ve görünür hale getirerek başarıya ulaşma, sadece üniversite
öğrencilerine has bir özellik değil. Hayatınızın herhangi bir devresinde eğer
siz de bir kağıt, kalem alır ve kendinize yıllık, üç yıllık ya da beş yıllık
hedefler belirlerseniz, başarı şansınızı çok arttırırsınız.
Yazmanın güzel tarafı, belirli bir süre geçtikten sonra yazdıklarınıza bakarak,
kendinizi objektif olarak değerlendirebilmeniz.
Öyle ya, eğer üç yıl önce "Borsada 1 milyon dolar kazanmak istiyorum" diye
yazmışsanız ve hala 100.000 dolarınız bile yoksa, ya hedefinizi çok yüksek
belirlemişsiniz ya da bazı şeyleri yanlış yapıyorsunuz demektir.
Başlangıç sermayeniz üç yıl önce 80.000 dolar ise ve şu anda 92.000 dolarınız
varsa başarıdan söz edilemez. Bir milyona ulaşmak ise tatlı bir hayalden öteye
gitmez.
Yazılı kayıtlar finansal piyasalar için kalem oynatan yorumcular için de
öğretici olur. Özellikle kriz zamanlarında herkes sürü psikolojisiyle hareket
ettiğinden "zamanında" sürüden ilk ayrılan uçuruma yuvarlanmaktan kurtulur.
24 Eylül 2007 tarihli yazımızda "Bernanke Greenspan'e Karşı" demişiz.
Bakın yazımızın sonunda nasıl bir tespit var:
" ...Sonuç olarak Greenspan gibi efsane bir FED baskanindan sonra Bernanke'nin
isi iki nedenle zor:
1) Bernanke klasik bir ekonomist olarak algilaniyor ve piyasa, ihtiyaci
oldugunda FED baskanini yaninda görememekten korkuyor, bu da belirsizligi
arttiriyor.
2) Amerikan ekonomisi eskisi kadar kuvvetli degil, sorunlar artiyor. Ekonominin,
taslar yerinden oynatilmadan rayina sokulmasi gerekiyor ki bu oldukça güç.
Ne diyelim, Bernanke'nin yolu açik olsun. Amerika'nin da... ülkemizin de...
Malum Amerika hapsırırsa, dünya ekonomisi nezle olur."
Maalesef Bernanke, krizi bir türlü göremedi. Faiz indirimlerini zamanında
yapmadı ve ortalık karıştı.
İkinci yazımız 24 Aralık 2007'ye ait: Dow İllüzyon mu?
Aslında bu yazı bir araştırma raporundan alınma. Bakın bu raporun sonunda hangi
noktalara dikkat çekilmiş:
"...Sonuç olarak şunu söyleyebiliriz. Dow endeksi tarihi zirvesini bir kez daha
zorlama gayretini şu ana kadar ağırlıklı olarak teknoloji şirketleri destekledi.
Eğer Türkiye’ye benzer bir durum olsaydı, yani tüm şirketler finans
şirketlerinin hareketini takip etseydi dün 13.474 puandan kapanan Dow endeksi
12.500 gibi bir değer taşıyacaktı.
Teknoloji şirketleri bu yükü daha ne kadar taşıyabilir? Önemli bir soru.
Finans şirketleri var olan durumlarından kurtulup teknoloji şirketlerine uyum
sağlayabilir mi? Bir diğer önemli soru."
Aralık sonuna kadar teknoloji ve birkaç önemli hisse ile tutulan DOW, Ocak
ayında paldır küldür geriledi ve 11.600 ler görüldü.
Özellikle DOW'daki finansal hisselerdeki satışlar emerging marketlerde
bankalardan kaçışları tetikledi.
Ve son yazı: Dow düşer, Nikkei düşer mi?
Son bölümde neler yazılmış:
"... Borsalarda kesin cevaplar yoktur.
Borsalarda olasılıklar ve çokça “belki” ler vardır. DOW düştü diye Hang Seng
düşebilir, Çin çakılabilir, Kospi göçebilir ama bunların hepsi birer
olasılıktır.
Yatırımcıya düşen aklında A-B ve C planları yapmak ve fiyatlar hangi plana uygun
hareket ediyorsa o plana sadık kalmaktır.
Çünkü bugün düşeceği kesin gözüken piyasalar bir hafta sonra arkasına bakmadan
yükselmeye başlayabilir."
Bu yazıdan bir gün sonra DOW dibini görmüş ve o günden beri yükseliyor.
Piyasalarla ilgili, hayatınızla ilgili düşüncelerinizi ve hedeflerinizi yazın.
Bir ay sonra, bir yıl sonra dönüp o yazdıklarınıza bakın.
Varsa yanlışlarınız, onları düzeltin ve yolunuza devam edin.
Çünkü bilirsiniz, aynı şeyleri yaparak farklı sonuçlara ulaşamazsınız.
Son Söz: Yaşamımda edindiğim en büyük bilgi şudur; Kendi kendine yardım etmeyi
bilmeyene , hiç kimse yardım etmez. Pestalozzi
|